Kömürden elektrik üretiminin geleceği

Kömüre dayalı elektrik üretimi Türkiye’nin enerji stratejisinin başlıca hedefleri arasında yer alıyor. 2015-2019 arasında, kömüre dayalı enerji üretimi kapasitesi %50 artış gösterdi. 11. Kalkınma Planı’nda belirtilen resmi hedeflere ulaşılması halinde bu eğilim devam edecek ve Türkiye 2015-2023 arasında kömüre dayalı elektrik üretimi kapasitesini iki katına çıkarmış olacak. 

Türkiye’nin Elektrik Karmasının Öngörülen İlerleyişi, 2015 – 2023. 2015 ve 2019 verileri TEİAŞ Elektrik İstatistikleri’nden, 2023 hedefleri 11. Kalkınma Planı’ndan alınmıştır. 

Türkiye’de enerji karmasının geleceğine dair alternatif bakış açıları mevcut. Türkiye bol miktarda yenilenebilir enerji kaynağına sahip. Başta rüzgar ve güneş olmak üzere yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımının, özellikle güneş, rüzgar ve diğer yenilenebilir enerji teknolojilerinin maliyetlerindeki etkileyici düşüş nedeniyle Türkiye’nin enerji sistemi içinde önemli ölçüde büyümesi bekleniyor. 2015 yılında rüzgar, güneş ve jeotermalin Türkiye elektrik üretimindeki toplam payı % 5,8’di. 2020 sonunda ise rüzgarın elektrik üretimindeki payı % 8,10, güneşin % 3,57, jeotermalin % 3,27 ve yenilenebilir atık ve ısı kaynaklarının % 1,87 oldu. Toplamda bu oran %16,81’e yükseldi. Aynı dönemde Türkiye’nin kurulu gücündeki toplam artışın %53’ü rüzgar ve güneş enerjisi sektörlerinde gerçekleşti.

Bu eğilimi güçlendirmek Türkiye’de elektriğin geleceğini değiştirebilir. Rüzgar ve güneşin artan payının Türkiye’nin enerji sistemini nasıl etkileyeceğini daha iyi anlamak için SHURA Enerji Geçiş Merkezi tarafından yapılan kapsamlı bir analize göre, Türkiye’nin iletim sistemini ve planlamayı olumsuz etkilemeden, öngörülen güneş ve rüzgar kapasitesini iki katına çıkarabileceği ve 2026 yılına kadar toplam elektriğinin %20’sini rüzgar ve güneşten üretebileceği sonucuna varılmıştır. Analiz ayrıca, şebeke entegrasyon stratejilerinin verimli bir şekilde uygulanması ve iletim şebekesine yapılan yatırımların makul seviyede arttırılmasıyla, öngörülen rüzgar ve güneş kapasitesini üç katına çıkarmanın mümkün olduğunu da gösteriyor. Böyle bir senaryoda Türkiye, enerji karmasında yenilenebilir enerji kaynaklarının toplam payını % 53’e yükseltirken, kömürün payını yaklaşık %23 oranında sınırlandırabilir.