Kömürün ekonomisi

Küresel piyasalarda kömürün geleceği

Emisyon azaltımı hedeflerine ulaşmak için kömür kullanımından vazgeçmek, tartışmasız en önemli önceliklerden biri. Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli’ne (IPCC) göre, kömürün birincil enerji kullanımındaki payının 2050’ye kadar %1-7’ye aralığına gerilemesi gerekiyor. Kömüre dayalı elektrik üretiminin tüm dünyada 2030’a kadar 2010 seviyesinin %80 altına indirilmesi, 2040’tan önce de tamamen kaldırılması gerektiğinden iklim krizini durdurmada enerji sektörünün önemi bir kez daha ortaya çıkıyor. Uluslararası Enerji Ajansı (UEA) da benzer ancak biraz farklı bir bakış açısına sahip. Kurumun “Sürdürülebilir Kalkınma Senaryosu” kapsamında 2040 yılına kadar kömürün payının birincil enerji arzında %11’e elektrik üretiminde de %6’ya düşmesi gerektiği belirtiliyor.

2020 itibarıyla kömür sektöründeki planlar, kömürün hızla aşamalı olarak kaldırılması gereği ile uyumlu değil. Madalyonun diğer tarafında, emisyon azaltım hedeflerine bakılmaksızın, kömürün hem birincil enerji arzı hem de elektrik üretimi içindeki payının azalacağı öngörülüyor. “Belirtilen Politikalar Senaryosu” kapsamında UEA, 2040 yılına kadar kömüre dayalı enerji üretiminin payının birincil enerji arzında %21’e, elektrik üretiminde de %25’e düşmesini öngörüyor. Dünya Enerji Konseyi senaryolarına göre küresel kömür talebinin en geç 2025’te zirveye çıması daha sonra da düşüşe geçmesi bekleniyor. 2050 yılına kadar kömürün birincil enerji arzındaki payının, senaryolara bağlı olarak %7 ila %18 arasında bir seviyeye düşeceği tahmin ediliyor.

Bloomberg Yeni Enerji Finansmanı ise kömüre dayalı elektrik üretiminin 2026 yılında zirveye çıkacağını ve elektrik üretimi karması içindeki payının 2050’ye gelindiğinde mevcut %38’den %12’ye kadar ineceğini öngörüyor. 

2030 ve 2040 yıllarında kömürün enerji ve elektrik üretimindeki payına ilişkin IEA öngörüleri.

Kömür kullanımında öngörülen bu düşüşün arkasında pek çok neden var. Birçok gelişmiş ve gelişen ülke enerji sektöründe kömür kullanımını kısa ve orta vadede kademeli olarak sonlandırmaya karar verdi. Bir taraftan da birçok banka ve finansal kuruluş kömür ile bağlantılı yatırımlara bundan böyle destek vermeyeceklerini açıklayınca, yeni kömür yatırımları için finansmana erişim giderek zorlaştı. Bu dinamiklerin sonucunda, kömüre dayalı elektrik üretiminin tüm dünyada yavaşlaması veya düşüşe geçmesi bekleniyor. 

Öte yandan, endüstriyel enerji ihtiyacını gidermede (özellikle demir, çelik ve çimento sektörlerinde) kömürün yerine geçebilecek maliyet etkin alternatifleri bulmanın zorluğu kömürün bu sektörlerin enerji talebini karşılamada önemini sürdüreceği anlamına geliyor. 

Elektrik üretimi dışında kömür

Dünyada olduğu gibi Türkiye’de de kömürün en fazla tüketildiği alan elektrik üretimi. 1990-2018 yılları arasında elektrik ve ısı üretiminde kömür kullanımı %410 oranında arttı.

Taşkömürü, linyit ve asfaltit kullanımının sektörlere göre dağılımı, 1990 – 2018. Kaynak: Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanlığı Enerji Denge Tabloları

2018’de linyitin %79’u, asfaltitin %78’i ve taşkömürünün %55’i termik santrallerde elektrik ve ısı üretimi için kullanıldı. Taşkömürünün %18’i çelik üretiminde kullanılan kok elde etmek için tüketildi. 

Linyit kullanımının sektörel dağılımı, sektör bazında kömür talebi (1000 TEP) Kaynak: Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanlığı Enerji Denge Tabloları

Taş kömürü kullanımının sektörel dağılımı, sektör bazında kömür talebi (1000 TEP) Kaynak: Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanlığı Enerji Denge Tabloları

Asfaltit kullanımının sektörel dağılımı, sektör bazında kömür talebi (1000 TEP) Kaynak: Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanlığı Enerji Denge Tabloları

Linyitin %8’i ve taşkömürünün %7‘si konut sektöründe ısınma amaçlı kullanılıyor. 1990-2018 arasında konut ve hizmet sektörlerinde linyit kullanımı üçte bir oranında azalırken, taşkömürü kullanımı %180 arttı. Aynı dönemde, ısınmada linyit ve kömür kullanımının hava kirliliği ile mücadele etmek için geride bırakılmasıyla birlikte konut ve hizmet sektörlerinde ağırlıklı olarak doğalgaz kullanılmaya başlandı ve doğalgaz 1990’da neredeyse hiçbir paya sahip değilken, 2018’de payını %80’e çıkardı. 

Çelik üretimine bağlı kömür kullanımı

Türkiye Avrupa’nın 2. dünyanın ise 7. en büyük demir ve çelik üreticisi

Tüm dünyada çelik üretimi kömüre dayalıdır. Çeliğin %70’i kömür kullanılarak üretilir. Türkiye’de ise demir ve çelik üretiminde kullanılan enerjinin %52’si taşkömürü ve koktan elde ediliyor. Aradaki fark, Türkiye’deki çelik üretiminin %70’inde hammadde olarak elektrik ve doğalgaz kullanılarak dönüştürülen hurda metal kullanılmasıyla ve kömüre dayalı birincil çelik üretiminin toplam çelik üretimi içindeki payının sadece %30 olmasıyla açıklanabilir. İkincil çelik üretimi ile birincil çelik üretimi arasındaki 70’e 30’luk bu oran, dünyadaki 30’a 70’lik ortalamanın tam tersidir.  

Türkiye’de kok arzının %95’inin kullanım alanı demir çelik sektörüdür. Kok arzının %84’ü yerelde kok kömüründen elde edilirken, geri kalan %16’lık kısmı ithal edilir. 

Demir çelik üretiminde enerji tüketiminin enerji kaynağına göre dağılımı, 2018. Kaynak: Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanlığı Enerji Denge Tabloları